Tuesday, 3 May 2016

Tek kaş oldum, dolaştım şu alemi

2004'te mezun olduğumdan beri çalışmadığım bir gün dahi olmamış. Haliyle ev kurma ve yeni bir düzen oturtma işini de quarter hedefi konmuş bir beyaz yakalı manyaklığında yapıyorum. Sonuç olarak 1 ay sonra belim kaymış, ellerim toynak, kaşlarım Mustafa Keser!

Londra'da kaş, manikür ve saç bağımsız meslekler. "Musti acaip geç kaldım yavru. Bana çok hızlı iki kişi birden girsin" diyerek fönünü çektirirken, ayaklarını yaptıramıyorsun. High Road'daki kuaförle anlaşamayınca (Only for today? Is this her off day? Who is she?) mevzuyu çözdüm. Az ileride merdiven altı dişçisi kılıklı bir dükkanda, ağzı maskeli bir adam "doluyum cicim" diyor. Hiç sorun değil, gidiyorum iki yan dükkana. Yan dükkan misler içinde. Gevrek gevrek konuşan tek kişilik dev kadro "aloo ne koyim" demeden kaşları çözüyor. Ben tam kızı tam zamanlı çalışan alacakken şu saçma dialoğa maruz kalıyoruz:

- Manikür nasıl olacak?
- Manikür gibi. Normal
- Ne tarzda olacak?
- Ne tarzı. Toynak ile gelmişim, kadın eli istiyorum! "Woman hand?"
- Seni düşünmek için bırakayım, karar verince haber et.
- Google search: manicure types london??

Özetle anladığım, bunların manikürdeki en önemli unsuru oje! Zaten kadının etleri itmek ya da almak yerine sadece sevmesinden de anlayabilirdim. Ojeye göre tarz değişiyor. İçeriye Lady Di gibi giren, Sultanbeyli gülü styla incikli, boncuklu, renkli desenlerle geri çıkıyor.

Yapıştır o zaman free styylaaa

No comments:

Post a Comment